Ana içeriğe atla

Çünkü hayat yangın yeriydi

Çünkü hayat yangın yeriydi

Kâhinlikten istifa edip masallardan gelen efsaneler anlatan biri olmak istiyordum. Beceremiyordum. Çünkü hayat yangın yeriydi ve çok acil kendime yangının ulaşamayacağı karargâh yapmalıydım.



Hayatınızın hangi evresinde yaşadınız bilmem ama ben bu sabah uyandığımda hayatımı, yaşadıklarımı ekine köküne ayırdım. Bir türlü işin içinden çıkamadım. Neler yüklem, neler özneydi bilemedim. Hangi anımı hangi sıfatla isimlendireceğimi bulamadım.



Çocukluğumla başladım işe. Fark ettim ki bir tek orda çocuk gözümle görünenle gerçek aynıydı. O yıllarda henüz başlamamıştım görünenin arkasındaki görünmezliği arama meselesine. Evimizin o yüksek merdivenlerinden çıkarken küçücük yüreğimle nerden bilecektim, hayatın her durağında inip her seferinde kaçırdığım bir şeyler olacağını. Sonra başlıyor her şey. Gelişim çağı olarak adlandırdığımız yıllar geliyor. Nedendir bilmem belli bir döneme gelişim çağı denir, oysa insan her çağda gelişmektedir aslında.



Bu yıllarda kıvılcımlar artar, her şey hem yerinden oynar hem de yerine yerleşmeye başlar. Akıp giden zaman bende kırışıklığa neden olurken bir fidanın büyüttüğünü fark ettim. Yoldan geçenlerin bile beni üzmeye başladığı yıllar gelmiştir. Hayatım sanki yanıcı maddeydi ve karşısına çıkan her şeyde oksijen bulup tutuşmaya başlıyordu.



Çevremdeki ruhlar sanki dandik market poşetiydi ve hiçbir şekilde yaşamda geri dönüşmüyordu. Gördüklerime öfkem artarken, tüm hislerin içinden tam gaz hızla geçmeye başladım. Kaputumdan dumanlar yükseldi. Sağa çekip tüm vidalarımı itinayla söküp kendimi tamir etmek istedim. Ama toplayamamaktan korktum. Çünkü parça artıracak kadar iyi ustaydım.



Çünkü hayat yangın yeriydi

Oksijen artıp yangınlar büyüdü. Sanki bir tek ben her şeyin farkındaydım ve kendimi geçmişten gelen paspal bir kâhin gibi hissetmeye başlamıştım. Kâhinlikten istifa edip masallardan gelen efsaneler anlatan biri olmak istiyordum. Beceremiyordum. Çünkü hayat yangın yeriydi ve çok acil kendime yangının ulaşamayacağı karargâh yapmalıydım.



O karargâhın anahtar deliğinden tek tek incelemeye başladım hayat yangını. Yanıma düşe kalka yara bere içinde bolca yaptığım tüm hatalarımı aldım. Bu şekilde hayatımı anlamlandıracağıma inandım. Daha dikkatli olmalıydım çünkü kafamı serin tutmazsam yangın buraya da sıçrayabilirdi.



Gerçekleri görmek evet rahatımı bozuyordu ama daha iyisini almak için eskilerden kurtulmak lazımdı. Endişelerim, hayallerim ve en önemlisi çok büyük ideallerim vardı. Zaman başkalaşma zamanıydı. Asla sivrisinek kuşu olmayacaktım. Hayatta kalmak için milyonlarca kanat çırpamazdım.



Kafamı serin tutmaya çalışırken, içimin rutubetlenmeye başladığı fark ettim. Karşıma geçip kendime baksam yılgınlığımı görürdüm. Tebessümün yeniden icat edilmesini diledim. Geçmiş içimden bulanık bir nehir gibi akıp giderken yangın sönmüştü. Ölülerin ateşi bile yavaş yavaş soğumuştu.



Sonra anladım ki çokta hayatı ekine köküne ayırmamak lazımmış. Hayatın yükleminde yangınlar büyük olsa da öznede yangınlar çıkmaması için tüm önlemleri almıştım.



Yazar: Gökşen Kayhan

#hayat #insan #kahin #yaşam
https://haberton.com/cunku-hayat-yangin-yeriydi/

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sekiz günde 3 maç oynayacağız

Göztepe maçıyla çıkışa geçeceğiz. Sekiz günde 3 maç oynayacağız. Bu maçları kazanıp kendimize geleceğiz Çaykur Rizespor Basın Sözcüsü Hasan Yavuz Bakır, üst üste alınan 2 yenilgiyle her şeyin bitmediğini belirterek, “Göztepe maçıyla çıkışa geçeceğiz. Sekiz günde 3 maç oynayacağız. Bu maçları kazanıp kendimize geleceğiz” dedi. Süper Lig ekibi Çaykur Rizespor'un basın sözcüsü Hasan Yavuz Bakır, son üç maçta kendilerine yakışmayan sonuçlar aldıklarını kaydederek, bunları telafi edeceklerini belirtti. Galatasaray maçındaki kötü oyun ve aldıkları sonucu Fatih Karagümrük maçında telafi etmek istediklerini ancak bunu başaramadıklarını söyleyen Bakır, “Bu iki maçı kazansak ilk beşin içinde olurduk ama bunu yapamadık. Şimdi önümüzde Göztepe ve Trabzonspor ile ligde, Eskişehirspor ile Ziraat Türkiye Kupası'nda oynayacağız. Sekiz gün içinde oynayacağımız bu üç mazı kazanıp kendimize geleceğiz. Taraftarlarımızı son iki maçta aldığımız yenilgilerle üzdük. Bu sonuçları telafi edecek güc

Bilim-2 karaya döndü

Bilim-2 karaya döndü... ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Salihoğlu; bu derece bir durumla hiç karşılaşmamıştık dedi.  ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü Öğretim Üyesi ve Enstitü Müdürü Prof. Dr. Barış Salihoğlu, Marmara Denizi'ndeki müsilaj sorununa ilişkin Bilim 2 gemisi ile yaptıkları ilk incelemelerle ilgili, "Son gördüğümüz durum gerçekten müsilaj çok yaygın. Sadece gördüğümüz deniz yüzeyinde değil, bütün deniz su kolonunda da jelimsi bir yapı hakim. Bu derece bir durumla hiç karşılaşmamıştık" dedi.  Orta Doğu Teknik Üniversitesi ( ODTÜ ) araştırma gemisi Bilim-2, son dönemde Marmara Denizi'nde görülen deniz salyalarının oluşumuyla ilgili araştırma yapmak için 3 gündür Marmara Denizi'nde çalışma yürütüyor. 15 bilim insanından oluşan toplam  25 kişilik mürettebatıyla 4 gün daha inceleme yapacak Bilim 2 gemisi topladığı verileri Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na sunacak.  "BU DERECE BİR DURUMLA HİÇ KARŞILAŞMAMIŞTIK" Bilim

Türkiye, Sezgin Baran Korkmaz’ı Avusturya’dan istedi

Türkiye, Wels şehrinde yakalanıp, Viyana’ya getirilen SBK Holding’in sahibi Sezgin Baran Korkmaz’ı Avusturya’dan istedi. Avusturya’nın Wels şehrinde yakalanarak Viyana’ya getirilen SBK Holding’in sahibi Sezgin Baran Korkmaz’ın Türkiye’ye iade edilmesi talebiyle Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan dosya Dışişleri Bakanlığı kanalıyla Viyana Eyalet Ceza Mahkemesine gönderildi. Wels şehrinde yakalanıp, Viyana’ya getirilen SBK Holding’in sahibi Sezgin Baran Korkmaz’ın Türkiye’ye iade edilmesi talebiyle Adalet […] Türkiye, Sezgin Baran Korkmaz’ı Avusturya’dan istedi - Haberton source https://haberton.com/turkiye-sezgin-baran-korkmazi-avusturyadan-istedi/